06 Haziran 2006

söylemiş miydim?
ben kedi istiyorum. böyle yumuk yumuk. hatta adını yumuk koyabilirm. beyaz olsun şeker bişi. pembe burunlu. sonra gözleri sevecen baksın. uy yerim ben onu...

müjdee...

eticin sevenleeer...
eticinin büyük paketi çıkmış. hem dee 12 fiyatına tam tam 13 tane var içinde.. :p
her hapşurmamızda kalbimiz bi an duruyor. ve tekrar devam ediyor. tamam iyi hoş ama... hapşurmalarım çoğaldıkça gerçekten korkar oluyorum. bir daha devam etmez diye çalışmasına. bu alerji çok kötü birşey. hapşur hapşur nereye kadar değil mi? ve kendimi hiç iyi hissetmiyrum açıkcası. kalbimin hiç iyi değil durumu. hem belki durup durup çalışmaktan hem de belki ruhsal açıdan.

"seni pamuklara sarmalar sararım,
ne bedel isterim ne hesap sorarım
ne sitem ne güzel kalbini yorarım
sakınma tatlı dillerini"

bu şarkıyı severim.. ama bana göre değil. pamuklara sarılmak benim kalbimi yorar :) evet pamuğa alerjim var...

05 Haziran 2006

bursa yolları taşlı,gel bana bazı bazı


hoş bir gündü geçtiğimiz pazar. (sabahın 5inde evden çıkıp gece 12 de girdik ama) ve baya baya hızlıydı aslında. ordan oraya ordan başka bi oraya.. bursada gezmediğimiz yer kaldı mı acaba? tabii ki kalmıştır ama çok fazla ara sokaklardan oluşuyor galiba. hep yürüdük ille de yürüdük.
ilk şehire girişte çok boş geldi çevre. bi dağ gözüküyordu az karlı. işte şehir merkezi aynı istanbul gibiydi. (ne dediğimi bilmez halde yazıyorum saçmalayabilirim bursalılardan özür diliyorum)
sonra en ilginç gelen şey cin çıkmazıydı sanırsam. böyle ordan kaçarlarmış halbuki sokak çıkmaz sokak gibi. böle türk askerleri kaçınca yunanlılar mı ne cinler var sanarlarmış falan. böle 80 cmlik bi yer geçiliyo dağa çıkılıyo falan.
otobüs yolculuğumuz pek eğlenceliydi.:p ilkokula giden yeğeni götürünce pek eğlenceli oluyo biliyomusunuz..:) bi sürü çocuk vıyak vıyak :p yok ama eğlenceli tipler vardı hakkaten. bitek mikrofonla şarkı,türkü,şiir,bilmece vb. şeylerin söylenmesinde biraz sıkıldım. bursaya giderken sivasın yolları türküsü uymadı zaten. ama çocukların bazısı toplum içinde öyle anlatılmayacak bilmeceler,fıkralar anlatınca herkes bi heyecan yaptı. çocuğa yasakladılar fıkrayı falan. ehe komik...
sonra en son bilgi yarışması oldu. biz bi çikolata kazandık yeğenle. aman hala yenmedi dolapta :) maksat yarışmaktı zaten..
sonra bi kaç kadınla kavga edecektim. ki çocuklar bunalmışlar feribot ekliyoruz inmişler aşağıya otobüsten.. e kalabalık tabi. kadının arabasına dokunmuşlar. noluyo be diye cama vurdu. bunlara görmemiş mi denir ne denir bilmem. sanki otobüsteyiz ya biz hiç araba görmedik aa araba diye elliyoduk senin uyduruk pejonu. zaten pejolar çok kötü arabaymış hemen bozuluyormuş haberi yok. hah...(evet sinirlendim)
(çok uzun cümleleri sevmiyorum)
bursa'da bloglardan duygu ile görüşmeyi çok istedim ama hiç fırsat bulamadım hani yeğenim olmasa neyse de peşinde koşturmak bir hayli zordu.
e ulu camii den bahsetmeden olmaz. kalabalık olmasa.. ya da en azından herkes ibadet için orda olup huşu içinde olabilseler.. ben daha da huşu içinde olacaktım. okadar insan kalaalığına,foto çekişlerine rağmen gene de uzun zamandır almadığım hazzı aldım.
(uzun cümleler çok uzadı mı insanı üzmez mi? üzer..)
işte bir bursa gezimizinde böylelikle sonuna geldik. emeği geçen tüm insanlara teşekkür ederim. beni mesajlarıyla yanlız bırakmayanlara sevgi, saygı ve herşey burdan kucak dolusu gitsin. bi mesaj bazen insanı 32 diş ediyor biliyor musunz? hiç bitmese keşke bu güzellikler...


01 Haziran 2006

metbüs :p

mer bu sefer otobüstedir...
ve elinde torbalarla ayaktadır.
ayakta olması dışında kalabalıktır baya.
ki tıkış durumu vardır...
ve telefonu çalar merin... zırr zırr..
efendim denir.
merin ablasıdır ve nerdesin napıyosun neden bana gelmedin gibi birkaç soru sormaktadır.
ama bi terslik vardır.
ablanın sesi dışardan geliyodur ve
farketmiştir ki merve otobüste herkes ona bakıyodur.
hoparlör açılmıştır ve kapanmamaktadır.
abla mer meer meer diye seslenmekte...
otobüs ahalisi ee efendim desene der gibi merin suratına bakmaktadır.
ama kapanmamaktadır işte hoparlör. (çok gıcık bi durumdu)
ve pili çıkartarak anca sonuca ulaşmıştır...
ve bakışlar bakışlar bakışlar...

metro macerası mı? ehe
insanların bakışlarından niyetleri anlaşılmakta.
kadıncağız çok güzel süzmüştü beni zaten yol boyunca...
sonuçta hoppadanak ilk sorduğu sorunun "bekarmısın kızım" olması şaşırtıcı bir durum değildi.
hayırlısı teyzecim ne diyim ben sana :)